GÖCEK Turizm gelmeden önce tek geçim kaynağı balıkçılık ve krom madenleri olan Göcek, doğal halini korumayı başarmış nadir tatil beldelerimizden. Kimine göre Kapı Dağları'nın kuytusundaki turkuvaz mucize Göcek, Karya ve Likya ülkesinin komşuluk sınırlarını belirleyen bir coğrafya. Eskilerdeki adıyla Skopea Limanı. Çam kokusunu Günlük ağacı kokusununun takip ettiği bir arazi, kaçınılmaz güzelliğini bu yöreye taşıyor. Antik çağda Strabon ve Pliny’nin de ziyaret ettiği, bir zamanların antik Kalimche yerleşiminden başlayan çılgın dinginlik tüm körfezi sarmış. Babası Daedalus tarafından icat edilen kanatlarla güneşe ölümüne uçan Icarus’un da memleketi. Rüzgarı kanatlarında yelkenlerinde hissetmek isteyenlerin mekanı olmuş. Aynı zamanda son onlu yılların gözde yat merkezi olmak durumunda kalmış, güzelliklerini saklayamayarak. Her ülkeden her kimsenin uğrak yeri durumunda şimdilerde. Likya döneminin Hyparna(sonraları Callimache / Kalimche) olarak bilinen yerleşimi, M.S 334/333 yıllarında bir kış günü Dalaman Irmağı’nı geçen Büyük İskender’in ellerine düşmüş bu küçük köy, doğu yamaçlarında Dor nizamındaki bir tapınağı ve tepelerde Daedala antik şehrinin kalıntılarını barındırıyor. 1988 yılında özel koruma alanı olarak resmi denetim altına alınmış olan Göcek ve adaları, biraz da insanların insafıyla yönetilen bir güzellik. Göcek’ten başlayarak sizi Oniki Adalar turuna çıkaracak bu macera, bir şairin mısraları içindeki kafiyeler gibi güzel isimlerle bezenmiş koylara taşıyacak sizleri… Göbün, Yavansu, Merdivenli, , Manastır, Sıralı, Bedri Rahmi… Denizi, kıyıları ve onun karayla olan hesabını en iyi gözlemenin yolu, bu işi yapmaya, bir deniz kanosuyla başlamak. Beş metre uzunluğundaki bir su taşıtı, size belki de hiç beklemediğiniz harika bir zaman dilimi sunabilir. Kendinizin yönettiği veya bir uzvunuz gibi hissedebileceğiniz bir araç deniz kanosu… mavi suları, nehirleri gölleri keşfetmek için. Kanonun ismi olmaz. Onlar liman müdürlüklerine kayıtlı değillerdir..Kullanan kişinin, adıyla anılırlar… Kürekçinin bir parçasıdır..Kemal’in arabası, Ayşe’nin evi gibi.. Bu işe bir kez sardınız mı bütün koylar, kıyılar, balıklar, rüzgarlar, ormanlar sizin…ancak ve ancak sahiplenmemecesine..Denizi, kıyıları en iyi tanımanın ve kullanmanın yolu bu…”Yıldız Palas” altında romantik geceler, dalgalarla tango, ıslak gündüzler, rüzgarın fısıltısıyla dialoglar hep bu hikayenin bir parçası. Mavi tur teknelerinin yanaşamayacağı koylar, girmeye cesaret bile edemeyeceği sığlıklar, ırak adacıklar sizin kendi yetkinizde sessiz ve çok özel ziyaretinizi bekliyor..Yüzün, dalın, yürüyün veya tembellik edin.. Hepsi sizin ve herkesin.. © GOKHAN TURE-ATLAS TATİL TEMMUZ-2004, SAYFA:112-119